Hayatta en kalıcı ve etkileyici öğrenmenin deneyimlerle olduğu düşüncesinden yola çıkarak eğitim programımızda gerçek yaşam deneyimlerine, dolayısıyla da gezilere ve söyleşilere önemli bir yer verilir.

Gerek temel derslerde gerek branş derslerinde günlük yaşam bağlantılarını kurmak için yüz yüze veya online platformlarda çeşitli fırsatlar yaratılır. Bu; okulumuzun bahçesinde bir gözlem, bir müze gezisi veya alanında uzman bir kişi ile söyleşi olabilir. Yapılan her çalışmada olduğu gibi burada da önemli olan öğrencinin aktif olmasıdır. Yapılacak gezi/söyleşi öncesinde gerekli araştırmanın yapılmasına, ön bilgi alınmasından etkinlik sürecinde aktif öğrenme yöntemlerinin kullanılmasına, etkinlik sonrasında ise değerlendirme ve paylaşım bölümüne kadar öğrencinin aktif olması esastır.

Eğitim ve öğretim programımızı pekiştirdiğine inandığımız; ders, ünite, konu veya temayla ya da sanat/kültür gezileriyle ilgili planlamalar dönem başında yapılır ve ders programı içine de entegre edilir. Soyut düşünme becerisi henüz oluşmamış seviyelerde ise tema bazlı yapılan saha gezileri çocuğun görsel hafızasına hizmet eder ve öğrenilen konular ve hedeflenen kazanımlar pekişir. Öğrenme sürecinin sınıfla ve dört duvarla sınırlı olmadığını gösteren geziler sayesinde, öğrenci tüm duyuları ile bulunduğu alanı hissederek kazanımları içselleştirir.

Uzaktan Eğitim sürecinde de ülkemizde ve dünyada kapılarını çevrimiçi olarak açan müzeler, atölyeler sayesinde gezilerimiz yapılmaya devam edilmiştir.

Gezilerin yanı sıra alanında uzman olan kişilerle yapılan söyleşiler, öğrencilerin farklı meslekleri tanımasını, başarı öykülerinden ilham almalarını ve güçlüklerle mücadele ederek başarıya ulaşmanın önemini anlamalarını sağlar.